ezelî


ezelî
(A.)
[ ﯽﻝزا ]
ezele ilişkin.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • ezelî — sf., Ar. ezelī 1) Öncesiz Bu, Türk ün ezelî meziyeti olan misilsiz bir vefakârlıktı. F. F. Tülbentçi 2) mec. Eski Bu kitap ezelî bir imkânsızlığı anlatıyor. P. Safa Birleşik Sözler ezelî rekabet …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • EZELÎ — Ezele mensub ve müteallik. Devamlı var olup varlığının başlangıcı olmayan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ezeli — eskiden …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • ezelî rekabet — is. Kişi, kurum veya takımlar arasında süregelen çekişme …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ezelî takdir — is., din b. Yazgı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • NAKKAŞ-I EZELÎ — Ezeli Nakkaş. Ezeli olup her şeyin nakşını yapan. Allah (C.C …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ÜSTAD-I EZELÎ — Cenab ı Hak. Bütün ilim ve bilgilerin, marifetlerin öğreticisi. Alîm i Mutlak ve Hakîm i Ezelî.(... Hem maden i kemalât ve muallim i ahlâk ı âliye olan o dellâl ı vahdaniyet ve saadet kendi kendine söylemiyor, belki söylettiriliyor. Üstad ı… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • KÂTİB-İ EZELÎ — Her şeyin hayatının mukadderatını ezelden bilip yazan Cenab ı Hak (C.C …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜTEKELLİM-İ EZELÎ — Allah (C.C …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ŞEMS-İ EZELÎ — Vâcib ül vücud ve ebediyyen var olan, her şeyi nurlandıran Allah (C.C.) hakkında teşbihen söylenen bir tabirdir …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük